Bütün dişlerin düzgün hizalı olması bir gülüşü güzelleştirmeye yetmez. O yüzden şu “gülüşünüzü güzelleştirin” cümlesiyle aram pek iyi değil. Hele de “ağzınızı kapatmadan gülün” diyenlerle.
Gülümsemede o kadar çok kas işin içine dahildir ki, lütfen yapay zekaya sorup bir minik anatomi dersi hediye ediniz kendinize. 🙂
Dişlerin düzgün hizalı olması, temizliği, iyi bir şekli oluşu, rengi elbette büyük bir güzelliktir insanın yüzünde. Bunlar arasında en önemlisi kesinlikle dişlerin ve dişetlerinin temizliğidir. Çürüklü ve kanamalı bir dişeti olan bir ağza baktığımızda zorlanırız konuşmayı sürdürmekte. Geriye kalan estetik detaylar günümüz diş hekimliğinde harika bir şekilde doğala mümkün mertebe yakın şekilde elde edilebilir.
Estetiği en doğal şekilde sağlamanın yolu ise ortodontiden geçer öncelikle. Dişleri en doğru şekilde hizalar ve en önemlisi çiğneme sisteminin dengesini doğru biçimde kurmaya çalışırız.
* Bu sayede diş yüzeyleri çapraşıklığı olan bir ağza göre çok daha kolay temizlenir.
* Dişlerin karşılıklı kapanış ilişkisi iyileşeceği için tüm çiğneme sistemi korunmuş olur.
*Çene ekleminin etkilendiği ve baş boyun ağrılarının olduğu durumlarda iyi bir diş kapanışı tabloyu çok olumlu etkiler ve bu ağrılar büyük ölçüde ortadan kaldırılır.
*Hele de erken yaşta yapılmış bir ortodontik tedavi, aynı zamanda çocuk için harika bir ağız hijyeni eğitimidir. Bu sayede bütün ömrü sağlıklı bir ağız ve ağız dolusu gülmelerle geçer. Umulur ki.
Herkes ortodontik tedavi görmek zorunda değildir, özellikle de çiğneme sistemi dengede ve her şey yolundaysa. Biraz çapraşıklık bazı gülümsemeleri daha çekici de kılar zannımca.
Lakin yukarıda yıldızladığım maddeleri düşününce insanın kendisi için yapabileceği iyi bir yatırımdır da aynı zamanda.
Yaşı yoktur, sabrı zorlar, gerçekten emek ister ve sonucu çok güzeldir.